Ted Talks
The first 20 hours
Detaylarda boğulan ve asla teoriden ne zaman pratiğe geçebileceğini kestiremeyen ben için öğrenmek, çoğu zaman uzuuuun zaman alan bir uğraş olmuştur.Bu da çoğu zaman, birşeyleri öğrenmeyi ,çözmeyi ,bağlamayı çok sevsem de , konuda kaybolmama ve bunun bir sonu /sonucu olmadığını düşünmeye sevketmiştir beni.
Zaman kısıtlamasının bir stress sebebi ve baskı unsurundan ziyade bana nimet gibi geldiği durumlar (biri beni durdurmalı ! ), en iyi sonuçları aldığım zamanlardır.Ama bu da herzaman mümkün olmayıp ,'yetiştiremeyeceğim 'duygusuna kapıldığım zamanlar en basit görevleri bile yerine getiremediğim anlardır.
Bu video o yüzden bana iyi bir moral oldu.Ara ara izleyip kendime,öğrenmem gereken/öğrenmek istediğim bir konuda ,'Gözünde büyüttüğüne değmez!Bir haftada rahat rahat/ bir kaç günde sıkı çalışarak aradan çıkar! ' hatırlatmasını yapıyor ve rahatlıyorum.
Bir kere daha : cevaplar heryerde.Yeter ki soruları soralım!
Ted Talks
The Five Prencibles of Highly Effective Teachers
Öğretmenlik, liderliktir.CEO kariyerinden öğretmenliğe...
Aslında bu prensipler yanında burda dikkat çekici ve okuması gereken bir kaç nokta gözüme çarptı.
Bunlardan birincisi kendimle alakalı : Bir kere daha fazla batı kaynaklı beslendiğimi farkettim.Tabii ki bu kenara atıp ,insanoğlunun ortak tecrübesine dahil olandan kullanmamızın yanlışlığından bahsetmiyorum.'Bir kere daha'..Yani bu mevzunun birikeni çok.Başka yazıya bırakalım.
Diğeri bir nokta ,insanoğlunun birşey vermeğe,yararlı olmaya,'iyi' olmaya duyduğu ihtiyaç.Konuşmacı ,orta yaş krizinde artık hayatın sonlu olduğunu farkettiğinden ve faydalı bir şey yapma itiyacı hissettiğinden ,bu sebeple kariyerini/hayatını tamamen değiştirerek öğretmenlik yapmaya başladığından bahsediyor.
Bunu nasıl okumalı?Akla ilk gelecek şey,muhtemelen takdire şayan bir tutum olduğu olacaktır.Cümleyi bu şekilde belki aklımızdan geçirmeyiz belki .Ama 'Bir dakika!Bir yanlışlık var!' diye düşünmediysek açık ve net olarak, 'iyi' birşey olarak gelmiştir kabul edebiliriz.Peki yanlış mıdır?
Doğru ve yanlış nerde durduğumuza göre çok değişir.
Aynen, sabit olan evinize gitmek için metroya hangi yönde binmeniz gerektiği sorusunda olduğu gibi...Hangi duraktan bindiğinize göre cevap 180 derece değişir.
Eğer bu karar, - bariz bir hayata bakış açısı / inanç sergilemediğinden yola çıkarak - modern ,seküler insanın hayat seviyesi ortalamanın üzerinde olduğunu (CEO olduğunu ifade etmişti) farzettiğimiz bir kesimeden olduğunu düşünürsek, takdir edilesi bir şeydir ve 'iyi' olarak vasıflandırılabilir ilk bakışta.
Takdirimizin şartlara bağlı olduğunun bilincinden olmamız, bizim, okumaya çalışan olarak,hayata ve dolayısıyla olaya bakışımızla doğrudan ilintilidir.Hayatının yarısını iyi bir kariyere sahip olarak yapmak ve bundan kendi isteğiyle vazgeçerek topluma birşeyler vermeyi seçemek nasıl 'iyi' olmaz ki?
Açımızı değiştirelim :bir müslüman, hayatının her anında, kendi işini yaparken de,ister aldığı kararlarla ister çocuğunu yetiştirmede ,ister katılacağı başka hayır işleri ile ,zaten toplumun ve de kişi kişi -komşu,akraba,iş arkadaşı vs- hayrını, bir 'Allah emri' ve 'rızası vesilesi ' olarak, gözetmeli ve değil iyi bir iş ile hayatını güvenceye aldıktan sonra, eli darda olduğu zamanlarda yahut vereceği bir karar kendi kazancı/rahatı/konumu vs için menfi olsa bile 'doğrusu'nu öncelemeyi ana düsturu olarak benimsemiş olması gerekli değil midir?
Bu durum göz önüne alındığında , bahsi geçen şahsın kararı nasıl okunmalıdır?
Evet ,bu açıdan da, karar 'iyi' den 'kötü'ye dönmez.Ama aynı olduğunu da iddia edemeyiz.
Bu durumda şu sorulabilir :Kişi yönünü, asıl 'iyi' olana ,müslüman hayat tarzına döndürmüş ve bu yönde attığı bir adımla bu kararı vermişse , asıl takdire şayan olanı yapmış demektir.Çünkü kararı,kariyer değişimi değil, hayat görüşünün düzelmesinin bir zuhurudur.
Başka bir açıdan,eğer bakışında küçük bir değişimle beraber, bu yaptığını ,arkasında bırakacağı yeterli bir 'iyilik ' görüyor ve vicdanını rahatlatması yeterli oluyorsa, bu 'kötü' olmamakla birlikte başarısız bir girişimdir.Takdir edilecek bir husus yoktur.Aksine kendisi için bir müslüman olarak acıma hissi duymak yerinde olacaktır.
Diğer bir üzerinde durmak istediğim mevzu, öğrencilerine inanması mevzusudur.Ama şimdilik burda bırakalım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder